ZİYARETLERLE İLGİLİ GELENEK VE GÖRENEKLERİMİZ
Bozkır İlçesi’nde, bağlı kasaba ve köylerinde akraba, dostlar ve komşular arasında akşamları gecenin belli bir vaktine kadar gelip gitmeler, yani ziyaretler olur. Bazen bu tutum ve davranışlar kendisini ilkbahar ve yaz aylarının uygun zamanlarında Bozkır insanının ruhunda olan yayla ve piknik yapma alışkanlığına binaen “Tabiatı Ziyaret” şeklinde de tezahür etmektedir.
Hemen hemen her köyümüzde bir “Köy Odası” bulunur ve çoğunlukla köy odalarında oturulup, tatlı tatlı köy sohbetleri yapılır.
Ziyaretleri;
- Çocuğu olmayan kadınların yapmış oldukları türbe ziyaretleri,
- Sıla-i rahim dediğimiz sevabı çok büyük olan anne, baba, akraba ve memleket ziyaretleri,
- Arife, bayram ve Cuma günlerinde yapılan mezarlık ziyaretleri,
- Hastaların evlerinde veya hastanelerde ziyaret edilmeleri,
şekillerinde bir ayırıma tabi tutabiliriz.

Tabiatlarını ve Memleketlerini Ziyaret İçin Toplanmış Olan Bozkırlılar
(Bozkır Armutlu Köyü-1998)
Gurbette yaşayan Bozkırlılar memleketlerine duydukları hasretin yüksek düzeyde olması sebebiyle gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında bir arada yaşayarak veya vakıf ve dernek gibi toplum örgütlerini kurarak gurbette Bozkır’ı yaşamaya ve yaşatmaya çalışmaktadırlar.
İMECE İLE İLGİLİ GELENEK VE GÖRENEKLERİMİZ
Bütün ülkemizde olduğu gibi İlçemize bağlı kasaba ve köylerde vatandaşlarımızın “Hayır İşi” dedikleri; Okul binası yapımı veya okulun bakım ve onarımları, yol yapımı veya tadilatı, su getirilmesi veya su ile ilgili arızanın giderilmesi, ağaç veya fidan dikimi, kar yağdığında kasaba ve köy yollarının açılması ile ilgili kamu hizmetleri çoğu zaman el birliği yapılarak halledilmektedir.
İmece, genel olduğu gibi özel olarak da komşular arasında, kadınlar veya erkekler tarafından yapılacak olan işlerde de uygulanmaktadır. Buna örnek olarak; Erişte kesilmesini, dam kürünmesini, (kar yağdığında damların üstünde biriken kar’ın temizlenmesi) salça kaynatılmasını, turşu kurulmasını, yufka eylenmesini (yapılmasını), bulgur kaynatılmasını, tarhana ve aşure yapılması gibi iş ve işlemleri verebiliriz.

Köylerimizde Aşurelik Bulgurun Taş Dibekte Dövülmesi Suretiyle
Kabuğunun Çıkartılması, Dayanışma Ruhu İçerisinde Yapılmaktadır.
İmece aslında; birlik, beraberlik ve sosyal dayanışma havasının teneffüs edilmesi, işlerin el birliği ile halledilmesidir. Bu açıdan bakıldığında bu durumu aşağıda yazılı şu davranışlarla da örneklemek mümkündür: Düğünü olanlara gelen misafirler, düğünü olan evin komşuları tarafından paylaşılır, düğün evinin yükü azaltılır. Yeni ev almış veya ev yapmış olanlar yeni evlerine geçtiklerinde, evlerinin ihtiyacı olan herhangi bir eşya komşuları tarafından alınır ve “ev görümlüğü” veya “ev mübarekesi”ne gidilerek “Allah gönendirsin, Allah güle güle oturmak nasip etsin.” gibi temennilerde bulunulur.
Yukarıda yazılanların ana hareket noktası her zaman; bütün yurdumuzda olduğu gibi Bozkırımızda da halen yaşanan ve yaşatılacak olan “İmece” adlı birlik ve beraberlik ruhu olmuştur. Bu ruh ve heyecan günümüzde; Bozkır’ da, bağlı on kasaba ve kırk köyümüzde yaşanmakta, yaşatılmakta ve bir gelenek olarak gelecek nesillere aktarılarak devam etmektedir.
BAĞ BOZUMU İLE İLGİLİ GELENEK VE GÖRENEKLERİMİZ
Bozkır’ da “Bağ Bozumu Günleri” genellikle Ekim ayı sonlarına doğru olur.
Bağ bozumu adetleri eskiden çok canlı bir şekilde yaşanır, birlik ve beraberlik içinde üzümler bağlardan kaldırılırdı. Bu adetlerin günümüzde az bir şekilde bağ olan yerlerimizde yaşatıldığını söylenebilir.
Bağ Bozumu Geleneğimiz şu şekilde olurdu:
Söğütlüpınar, Kozağaç Altı, Cırcır, Boğaz, Kavak Yokuşu gibi muhitlerde bulunan bağlardaki üzümlerin toplanması için piknik malzemesi olan nevaleler (göveç kapları, tencereler, göveçlik malzemeler, kaburgalı pilav için gereken malzemeler), üzüm konacak olan küfeler ve sepetler araçlar, el arabaları, at, eşek ve katırlarla bağ yerlerine kadar kalabalıkla, komşularla birlikte taşınırdı. Bağ bozumuna silah atarak başlanır, şenlik varmış gibi bir heyecan içinde komşular toplanarak birlikte bağlar bozulurdu. Bağlarımız önceden çok değerliydi, hatta bağlarımızı korumak için tuttuğumuz bağ bekçilerimiz bile bulunmaktaydı. Bağ Bozumu mevsimin ve yılın son hasadı olduğundan, hemen peşinden kış geleceği için çok önemliydi. Toplanan üzümler, ilçenin bazı evlerinde bulunan şıranhalarda (şıranha: üzümün pekmez yapıldığı yer) pekmez yapılırdı. Şıranhaların bulunduğu yerlere yakın kazanlar kurulur, ateşler yakılır, konu komşu pekmezini kaynatırdı. Şıranhada ezilen üzümün suları büyük küplerde dinlemeye bırakılır, toprak çalınırdı. (toprak çalınması demek; küpün içine toprak atılması demektir.) Atılan bu temiz toprak, (bu toprak pekmez yapımında kullanılan bir tür killi topraktır) hemen küpün dibine çökerdi. İki-üç saat dinlenen ve berraklaşan şıra, büyük pekmez tavalarına dökülüp kaynatılırdı. Kaynayan pekmezin üstünde oluşan köpük dut yaprağı ile yenir ve çok lezzetli olurdu. Biz kaynamış üzüm suyuna pekmez, kaynamamış üzüm suyuna şıra, çöpüne de curba adını verilirdi. Hele hele, kurutulmuş kabakla pekmezin karıştırılarak yendiği o lezzet günleri halen damaklarımızdadır.
Bozkır İlçe merkezinden ayrı olarak, Dereiçi, Sarıoğlan, Söğüt, Harmanpınar, Hisarlık ve Hamzalar Kasabaları, Sazlı, Kızılçakır, Bağyurdu, Karacaardıç, Armutlu, Yelbeği ve Taşbaşı köylerimizin pekmezleri de çok lezzetli olur.


Son Yorumlar
Kandiliniz Mübarek Olsun
Paylaşım için teşekkürler Toprağım.Mübarek Kandillerimiz Olsun Cümlemize.bozkir.net 1.İstanbul Pikniği...
mutluluğunuz ve birlik beraberliğiniz daim olsun bu hayat telaşı ve karmaşasında zaman...Bozkır İçin Kitap Kampanyası
Abi Allah senden razı olsun...