03 Aralık 2008 Çarşamba 23:03 - Bozkır Haberleri, Bozkır Fotoğrafları, Bozkır Hakkında Bilgiler
Üye Girişi
Üye Adı: Şifre:  

Reklam Ver
Netsitem Bilişim
English French Deutsch Turkish
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

Kullanıcı Adı
Şifre

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Dostumuz Allah  (Okunma Sayısı 138 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yeni Başlayan
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 209
« : 15 Mart 2008 - 18:53 »

Dostumuz Allah...


Dostluklar ne güzel, dostlar ne vefalı.
Dost sahibi olup arayan soran, aranılan sorulan kişiler için dünyanın en talihli, en mesut insanı yakıştırmasında bulunmak haddi aşmak mıdır? Zannetmiyorum.
Menfaate ilişkin bir ard niyet beslemeden birbirini seven kişilerden her biri diye tarif edilen dostu acizane kuru, sığ ve basit bir tarif olarak düşünüyorum. "Allah için birbirini sevmek" ne tarif ister ne izah halbuki.
"Ruhlar bir araya getirilmiş gruplar gibidir; tanışıp uyuşanlar birleşir, uyuşamayanlar ayrılır. (Buhari - Müslim) Hadis-i Şerif, insanların farklı tabiat ve karakterde yaratılmış olduğunu, bunun neticesi olarak da "tanışıp uyuşanların" dost olduklarını ifade etmiyor mu?
Modern cehalet dönemindeki biz insanlar arasında, Hz. Peygamber'in ülfeti sağlamak için sahabîler arasında kardeşlik bağı kurduğu gibi yeni, yepyeni menfaatten uzak ve Allah için bir dostluk ve kardeşlik bağı tesis etmek hem o kadar zor hem de alabildiğine kolay.
Kolay yönü şurasıdır ki: "Sizin dostunuz Allah, O'nun elçisi (Hz. Muhammed) ve iman edenlerdir. (Maide: 55) ayeti ışığında dostlarımızın kimler olacağı gün gibi aşikârdır.
Değişik ayetlerde babalarımızın ve kardeşlerimizin dahi iman yerine küfrü tercih etme durumlarında dost olarak kabul edilemeyeceği beyan edilir. Müminlerin kardeş olduğunu, vaktiyle onlar birbirine düşman iken Allah'ın gönülleri kaynaştırması sonucu dost ve kardeş olduklarını bilip iman ettikten sonra hakiki dostlar edinmemiz o kadar zor değildir.

Zor yönü şurasıdır ki çağımızın insanları arasında menfaat, hak ve hukuk fakirliği, acziyet, ihanet... had safhada olup Allah'ı dost edinmek yerine şeytanı, kafirleri, yahudileri dost edinenlerin sayısı azımsanmayacak derecede çoktur. Dini ve ahlaki zihniyetin beşeri ilişkiler üzerindeki etkileri sebebiyle kafirlerin, zalimlerin, yahudi ve hıristiyanların sadece birbirlerinin ve şeytanın dostları olabilecekleri, oldukları malumdur. Bunun bilincinde olunmadan veya buna rağmen müslümanların bu grupları dost edinmesi, ünsiyet oluşturması mücadelenin çetinliğine işaret ediyor.
Yine de ortada Allah Resûlü'nün uygulamalı örnekleri varsa üzerimize düşen, bunları, modern cahillik asrında bilfiil uygulamaktır. Zorların kolaya karşı, güneşin önünde karların erimesi gibi mağlubiyet alması o zaman mümkündür. M.Dağlı
« Son Düzenleme: 15 Mart 2008 - 19:45 Gönderen: navruz » Logged

SEHADET sonum,
FIRDEVS yurdum,
KEVSER hayat suyum,
PEYGAMBERIM (S.A.V) komsum,
CEMALULLAH'I SEYRETMEK enbüyük onurum olsun,
YA RAB...
AMIN!!!
Kıdemli Üye
****
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 2513
« Yanıtla #1 : 03 Nisan 2008 - 14:58 »

Allah razı olsun hocam.

Modern cahillik. tuttum bu sözü...
Logged

O'na yar olmuşum O'nun kuluyum
Mazimin yarına giden yoluyum
Hem çağdaşım hem Anadolu'yum
Ne sağda ne de solda gör beni

Ozan Uğur IŞILAK
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

Google ve orumceklerin son ziyareti 24 Kasım 2008 - 15:44