10 Ocak 2009 Cumartesi 04:17 - Bozkır Haberleri, Bozkır Fotoğrafları, Bozkır Hakkında Bilgiler
Üye Girişi
Üye Adı: Şifre:  

Reklam Ver
www.wcs.com.tr UKAS ve TURKAK onaylı kalite belgelendirme
www.fqcert.com TURKAK ve TGA onaylı kalite belgelendirme
standartkalite.com Yönetim sistemleri, egitim ve danışmanlık
English French Deutsch Turkish
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

Kullanıcı Adı
Şifre

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: hazır cevaplar  (Okunma Sayısı 94 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yeni Başlayan
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 112
« : 22 Eylül 2008 - 09:50 »

ÖLÜLER Ç?ÇEK KOKLAMAZ

Amerikalı iş adamı, bir Çinliye alay ederek sormu?:
_Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne zaman yiyecek?
Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş:
- Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman.


NE ALIRSINIZ?
Yahya Kemal bir yokuşu çık?ncaya kadar nefes nefese kalır. Yoku?un sonundaki lokantadan bir garson seslenir:
-Buyrun beyim ne alırsınızı
Yahya Kemal tebessümle:
-Evlat,müsaade edersen bir nefes alacağım.

SIR SAKLAMAK
Yavuz Sultan Selim, bir çok Osmanlı Padi?ah? gibi devletin selameti için sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir keresinde vezirlerinden biri İsrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
- Sen s?r saklamasını bilir misinı diye sormu?.
Vezir, Yavuzdan cevap alacağı ümidiyle:
-Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Sultan Yavuz cevabı yapı?tırmış:
-Ben de bilirim.

CENNET?N YOLU
Hristiyan din adamlarından biri, Ülkemize gelerek küçük bir çocuktan kendisine o şehirdeki kiliseyi göstermesini ister. Kiliseye ulaştşklarında, papaz:
-Aferin çocuğum, der. Yarın buraya gel de, sana cennetin yolunu göstereyim.
Çocuk, papazın niyetini sezerek:
- Siz, kilisenin yolunu dahi bilmiyorsunuz, diye cevap verir. Cennetin yolunu nasıl bileceksiniz ki?

ÇANAKKALE ?Ç?NDE
İngiliz garson, Türk müşteriye:
-Çanakkalede çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz deyince, bizimkinden gayet soğukkanlı bir şekilde şu cevabı almış:
-Orada ne işiniz vardı?

BÖYLE KORUNUR
Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Rag?p Paşa, onların bakımı için tanıdıklarından birini memur tayin eder. öss
Bir gün ans?zın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etraf? ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok s?k?lır ve belli etmemeye çalışarak:
-Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin!


B?RB?R?NE BA?LI
Hâkim, kaza yaparak birkaç kişinin ölümüne yol açan bir ?oförün ehliyetini iptal edince, ?oför:
-Aman hakim bey, diye s?zlanmış. Benim ya?ayabilmem, ?oförlük yapmama bağlı.
Hâkim cevap vermiş:
-Başkalarının yaşaması da sizin ?oförlük yapmamanıza bağlı.

GÖNLÜMÜ FETHEttı?? ?Ç?N
Fatihe sorarlar:
-ıstanbulu niçin fethettinı
Cevap verir:
-Önce o benim gönlümü fethettiği için!
DÜNYANIN YÜZÜ
Hastalıktan ötürü gözleri kapanmış olan bir adam, halk şairi Seyraniye:
-Bende dünyayı görecek göz mü kaldı? diye şikayette bulununca, söz eri Seyrani:
-Hiç üzülme dostum demiş. Zaten dünyaya da bakılacak surat kalmadı.

HASTANIN YEME??
Lokman Hekime:
-Hastamıza ne yedirelim? diye sorduklarında, şu cevabı vermiş:
-Ac? söz yedirmeyin de, ne yese olur.








Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

Google ve orumceklerin son ziyareti 03 Ocak 2009 - 16:19