10 Ocak 2009 Cumartesi 04:21 - Bozkır Haberleri, Bozkır Fotoğrafları, Bozkır Hakkında Bilgiler
Üye Girişi
Üye Adı: Şifre:  

Reklam Ver
www.wcs.com.tr UKAS ve TURKAK onaylı kalite belgelendirme
www.fqcert.com TURKAK ve TGA onaylı kalite belgelendirme
standartkalite.com Yönetim sistemleri, egitim ve danışmanlık
English French Deutsch Turkish
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

Kullanıcı Adı
Şifre

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: kıssadan Hisse  (Okunma Sayısı 221 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yeni Başlayan
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 112
« : 09 Eylül 2008 - 17:03 »

ZEKAT, MALI KORUR

Hazreti Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bir gün ashab?na zekatın faydalarından bahsediyor: -Zekat malınızı manevi bir kale ile muhafaza altına alır, buyuruyordu. Yoldan geçmekte olan bir nasrani, bu sözleri duydu ve denemeye karar verdi; eve gitti nesi varsa zekatını ve sadakasını ayırd?; fakir fukaraya taksim etti. Bu sıralarda onun bir ortaşı ticaret maksadıyla sefere çıkmıştı. Hristiyan: - Eğer diyordu, Muhammed'in dediği doğru çıkarsa onun hak peygamber olduğuna karar verir ve dinini kabul ederim, yok eğer bu kadar mal; taksim ettiğim halde bir faidesi olmazsa, k?l?c?m? alır onunla harbederim diyordu. Hristiyan, verdiği sadakanın neticesini beklerken ortaşındasn bir metup aldı. Mektupta: - Malesef yolumuzu e?kiyalar kesti ve kervanda ne varsa her şeyi aldılar, deniyordu. Hristiyan beyninden vurulmu?a döndü. K?l?c? aldığı gibi Hazreti Muhammed'i öldürmek üzere yola çıktı. Pür hiddet yoluna devam ederken ikinci bir mektup daha geldi ortaşından. Orda ise şöyle yazıyordu: - Daha evvel size yazdığım mektup tamamen ters çıktı. Bizim devenin biri sakatlanmış ve ben kervandan bir kaç yüz metre geri kalmıştım. Önümdeki kervanın tamamen yağma edildiğini görünce mutlaka beni de yakalarlar diye sana birinci mektubu yazmıştım. Fakat ne hikmetse beni görmeden çekip gittiler ve bizim malımız e?kiyalardan böylece kurtuldu. Miç müteessir olmayınız sa? salim yolumuza devam ediyoruz Adam ortaşından bu haberi alınca, doğru Resulüllah'ın huzuruna var?p: - Ya Resûlellah! Bana İslamiyeti tarif et. Senin söylediklerini denedim ve faidesini gözlerimle gördüm. Artık Müslüman olmak istiyorum, der ve ?ehadet getitip Müslüman olur.

Logged
Yeni Başlayan
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 112
« Yanıtla #1 : 15 Eylül 2008 - 13:48 »

Üç Sual ve Bir Cevap
 
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'ye felsefecilerden bir grup geldi. Suâl sormak istediklerini bildirdiler. Mevlânâ hazretleri bunları ?ems-i Tebrîzî'ye havâle etti. Bunun üzerine onun yanına gittiler. ?ems-i Tebrîzî hazretleri mescidde, talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç suâl sormak istediklerini belirttiler, ?ems-i Tebrîzî;


-Sorun! buyurdu.


?çlerinden birini başkan seçtiler. Hepsinin adına o soracakt?.

Sormaya başladı:


-Allah var dersiniz, ama görünmez, göster de inanalım.


?ems-i Tebrîzî hazretleri;


-Öbür sorunu da sor! buyurdu.


O;


-ıeytanın ateşten yaratıldı?ını söylersiniz, sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateş ateşe azâb eder mi? dedi.


?ems-i Tebrîzî;


-Peki öbürünü de sor! buyurdu.


O;


-Âhirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezâsını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın! dedi.
 


Bunun üzerine ?ems-i Tebrîzî, elindeki kuru kerpici adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci, derhâl zamânın kâd?sına gidip, dâvâc? oldu.

Ve;


-Ben, soru sordum, o ba??ma kerpiç vurdu. dedi.


?ems-i Tebrîzî;


-Ben de sâdece cevap verdim. buyurdu.


Kâd? bu işin açıklamasını istedi. ?ems-i Tebrîzî şöyle anlattı:


- Efendim, bana Allahü teâlâyı göster de inanayım, dedi. şimdi bu felsefeci, başının ağrısını göstersin de görelim.


O kimse ?a??rarak;


- A?rıyor ama gösteremem, dedi.

?ems-i Tebrîzî;



- İşte Allahü teâlâ da vardır, fakat görünmez. Yine bana, "şeytana ateşle nasıl azâb edileceğini" sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı. Yine bana;"Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz." dedi. Benim canım onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyorı Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan âhiret hayâtında niçin hak aranmasını" buyurdu.
Felsefeci, bu güzel cevaplar karışsında mahcûb olup, söz söyleyemez hâle düştü.

 
Logged
Aktif Üye
**
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 566
« Yanıtla #2 : 16 Eylül 2008 - 15:34 »

 paylaşımın için teşekkür      Mevlam bizlerede kabir sualında (Mevlana Celaleddin-i ruminin )  felsefecilere vermiş olduğu kolay cevab gibi kolay cevab verenlerden eyler inşallah  Amin
Logged

Nice  insanlar gördüm, üstünde elbise yok.
Nice elbiseler  gördüm, içinde insan yok.

                             Mevlana
Yeni Başlayan
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 112
« Yanıtla #3 : 25 Eylül 2008 - 08:51 »

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayya? yaşıyordu Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu Bu yüzden herkes kendisine antipati duyuyordu Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü Kendisine ya?arken duyulan ho?nutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü O kadar ki, namazını k?lacak kimse çıkmadı Cenazesi ortada kaldı Adamın kar?sı kocasının ölüsünü bir küfeye koyup s?rtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü Çoban bir çukur açıp adamı gömdü Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünü?ünüyordu Aradan bir müddet geçti Beldenin ileri gelenlerinden biri rüyasında ayya? adamı cennette gördü "Adam canım rüyadır, rüyada herşey görülür" diye geçiştirdi Ama her gece aynı rüya tekrarlanıyordu Hemen imama gidip durumu açtı ?mam da aynı rüyayı epeydir kendisinin de görmekte olduğunu söyledi Bunun üzerine akıllarına bu adamı gömen çobana gidip nasıl gömdüğünü, arka sından ne söylediğini sormak geldi Birlikte çobana gittiler Selam sabahtan sonra hemen konuya girdiler:

- Bir süre önce defnetmen için kar?sı tarafından sana bir cenaze getirildi Sen onu nasıl gömdünı Gömerken ne dedinı

- Valla merakınızı anlamıyorum Biliyorsunuz ben cahil biriyim Bir çukur açtım, adamı koyup üstünü kapat?verdim

- Peki bu sırada hiç birşey söylemedin mi? Bir dua falanı

- Ben pek dua mua bilmem Yalnız ?unu söyledim:

"Rabbim, şimdiye kadar sen bana birçok misafir gönderdin Allah misafiriyiz diye bana geleni senin rızan için ağırlamaya memnun etmeye çalıştım Kırk yılda bir, bir misafir de ben sana gönderiyorum Sen de onu ?anına uygun bir şekilde ağırla"
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

Google ve orumceklerin son ziyareti 03 Ocak 2009 - 17:17