Yaz tatilimi Bozkır’da araştırmalar yaparak geçirdim. Fakat son günlerde yağananlar hazırladığım yazıların önüne geçmiştir. Biraz ağır olacak ama Afrika’da çekirge yiyerek hayatını sürdüren ilkel kabilelerin bile yapmaya utanacağı, yayla, yol, sınır, s?pa, çoka, it ve köpek kavgalarının bizim Bozkır ve civarında devam etmesi ayakların ba?, başların da ayak olduğunun en büyük göstergesidir.
Toplum olarak aynaya baktığımızda ho?görüden uzak, komşuyu k?skanan, onun mutsuzluğundan zevk alan, ömrünü dededen kalma kin ve nefretle sürdürenlerin çirkin yüzlülere dur diyecek yok mu?
Bu memlekette hak hukuk yok mu?
Maalesef memleketimizde hak aramak değil de haksızlıktan pay almaya çalışanlar var.
Yerel ve ulusal basına yansıyan haberlerin Bozkır dığında yaşayanlara nasıl bir intiba bıraktığını merak edemiyor musunuz?
Hala düşünmez misiniz niye küçülüyoruz?
Neden tüm kasabalarımız köy oluyor?
Belediyeliği düşmeyen tek yer olan Sar?oğlan’a bakarak biraz düğünürsek yapısı bize bir şeyler anlatıyor.
“uzlaşmaK”
Evet, bu kasaba Kuzören, Boyalı, Koçaş ve Sar?oğlan Köylerinin uzlaşması sonucu ancak belediye olabildi ama büyüyerek yoluna devam etmektedir. Ya diğerleri?...
Sar?oğlan Kasabası’nı oluşturan anlayış? diğer kasaba ve köylerimi ile kıyaslarsak:
• Kozağaç -Aslantaş Köylerinin yayla yolu kavgası.
• Çağlayan -Dere Kasabası yayla sınırı kavgası.
• Söğüt Hisarlık yayla kavgası.
• Dereiçi Korualan yayla suyu kavgası.
• Ac?lar- Kınık hikâyeleri.
• Sorkun, Dere ve Sorkun Karacahisar itilafları.
• Hacıyunuslar- Soğucak Köyü yayla meselesi.
• Su?la Gölü kavgalarından bir kitap yazılır. Çağlayan Yalıhüyük, Yalıhüyük – Akkise, Akkise – Karaören arasındaki kavgalar.
Kısacası köy ve kasabalarımızın önderleri komşu köy ve kasabalarla iyi ilişkiler kurup birlikte iş yaparak insanlarımızın geçim şartlarını yükseltmek şöyle dursun bu tür kin ve nefret ka??yarak şimdiye kadar kendilerine siyasi rant sağlam?şlardır. gerçeğe aykırı nüfus beyan ede ede bu günlere geldik. Fakat yalancının mumu misali son yapılan adrese dayalı nüfus sayımı her şeyi ortaya sermiştir. Baz?ları belediye ile birlikte dededen kalma husumetlerinin son bulacağının tela??na düşmüştür.
Bunu söylemek istemiyorum ancak geçen yaz olduğu gibi bu yaz da Bozkır sokakları kazılmış toz toprak içinde bakımsız kimsesiz bir görüntü arz etmektedir. S?k?nt? sadece Bozkır merkezinde olmayıp birçok kasaba belediyesi yasa gereği tüzel kişiliğini kaybettiği için seçimlere katılamayacağından bir kaçı hariç birçok başkan “unu elemi? eleşi asmış” halka mihneti kalmamıştır(!)
Ola ki Ana Muhalefet Partimizin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı itiraz sonucu mahkememizin söz konusu belediyelerin tüzel kişiliklerinin devam? yününde karar alırsa, eğine dostuna bile seçim menfaati ayağıyla selam veren veya vermeyen bazılarının halini görmek isterim.
Ya şöyle çevre ilçelere hiç mi bakmazsınız?
Korkum o ki aynı ak?betini Bozkır Belediyesinin de yaşamas?, inşallah o durumlara düşmez. “Küçük olsun benim olsun” mant? ile daha nereye kadar gideceğizı Bozkır’? büyütmek için herhangi bir projeleri olmayan kavga ve husumetten beslenenler bu yolla memlekete hizmet edemezsiniz.
Mübarek Ramazan-ı Şerifinizi tebrik eder, kin ve nefret dolu kalplere ho?görü ve sevgi nak?etmesi dileklerimle…
muammertunahan@hotmail.com Not : Bu yazım
http://www.bozkirpostasi.com.tr den alınmıştır