10 Ocak 2009 Cumartesi 02:48 - Bozkır Haberleri, Bozkır Fotoğrafları, Bozkır Hakkında Bilgiler
Üye Girişi
Üye Adı: Şifre:  

Reklam Ver
www.wcs.com.tr UKAS ve TURKAK onaylı kalite belgelendirme
www.fqcert.com TURKAK ve TGA onaylı kalite belgelendirme
standartkalite.com Yönetim sistemleri, egitim ve danışmanlık
English French Deutsch Turkish
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

Kullanıcı Adı
Şifre

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: edeb bir taç imiş imiş nuru huda'dan..  (Okunma Sayısı 7 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yeni Başlayan
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 222
« : Dün 23:36 »

EDEB BİR TAÇ İMİŞ İMİŞ NURU HUDA'dan..


Osmanli devrinde yasamis arif ve meshur sair Yusuf Nabi (rah.),
1678 yilinda bir kafile ile hac yolculuguna çikmisti. Kafilede devletin ileri gelen pasalari da bulunuyordu.
Kafile hicaz bölgesine girince Hz. Peygamber'i ziyaret aski Nabi'yi iyice sardi; öyle ki, vücudu bir hos oldu, uykusu kaçti,
hiç uyumadi. Kafile, gece yarisi Peygamber sehri, Medine-I Münevvere'ye yaklasti. Kafilede bulunan Eyüplü Rami Mehmed Pasa o esnada kible tarafina dogru ayaklarini uzatmis uyuyordu. Resul-i Kibriya'nin (s.a.v) beldesine girerken arkadaslarinda gördügü bu manzara Nabi'ye hiç de hos gelmedi. Pasayi uyandiracak bir sekilde su meshur beyitleri söylemeye basladi:

Sakin terk-i edepten, küy-i mahbub-i Hüdadir bu!
Nazargah-i ilahidir, Makam-i Mustafa'dir bu.
Müraat-i edep sartiyla gir Nabi bu dergaha,
Metaf-i kudsiyadir, büsegah-i enbiyadir bu.

Aciklamasi söyledir:

Edebi terk etmekten sakin! Zira burasi Allah-uTeala'nin beldesidir.
Burasi, Hak Teala'nin devamli nazar kildigi bir yerdir; Muhammed Mustafa'nin (s.a.v) makamidir.
Ey Nabi, bu dergaha edebin sartlarina dikkat ederek gir. Sakin edebi basite alma.
Burasi büyük meleklerin etrafinda pervane gibi döndügü, peygamberlerin egilip elini öptügü bir yerdir.

Bu beyitleri isiten pasa, gözünü açti, hemen kendine geldi, ikazin sebebini anladi, ayaklarini topladi, dogruldu. Nabi'ye dönerek:

-Ne zaman yazdin bunlari? Senden baska duyan oldu mu onlari? Diye sordu.
Yusuf Nabi:

-Bunlari daha önce herhangi bir yerde söylemis degilim. Simdi, sizi bu halde görünce elimde olmadan yüksek sesle söylemeye basladim. Ikimizden baska bilen yok! dedi.
Pasa: -Öyleyse bu aramizda kalsin, diye ikaz etti.



Nabi sustu, yola devam ettiler. Kafile, sabah ezanina yakin Hz.Resulullah'in mescidine yaklasti. Bir de baktilar ki, mescidin minarelerinde müezzinler ezandan önce, Nabi'nin: "Sakin terk-i edepten."
beytiyle baslayan natini okuyorlar. Nabi ve pasa hayret ettiler.
Mescide girdiler, namaz kildiktan sonra, hemen bas müezzinin yanina kostular. Nabi, heyecanla:

-Allah adina, peygamber askina söyle, siz ezandan once okudugunuz o beyitleri kimden, nerede ve nasil ögrendiniz? diye sordu. Müezzin önce cevap vermek istemedi, Nabi israr ve rica etti. Bunun üzerine müezzin:

-Resul-i Kibriya (s.a.v) Efendimiz, bu gece tüm müezzinlerin rüyasini sereflendirerek:

"Ümmetimden Nabi isimli birisi beni ziyarete geliyor.Bana olan aski her ºeyin üzerindedir. Kalkin, ezandan önce, onun benim için yazdigi beyitleri okuyarak kendisini karsilayin, mescidime girisini kutlayin!" buyurdu. Bizde Efendimizin emirlerini yerine getirdik, dedi. Nabi, hepten sasirdi ve heyecanlandi, dayanamadi agladi. Göz yaslari içinde müezzine
tekrar:

-O iki cihanin Efendisi, gerçekten Nabi mi dedi, O benim ümmetimdendir mi buyurdu? diye sordu. Müezzin:

-Evet, Nabi dedi, o benim ümmetimdendir, buyurdu, deyince, Nabi bu iltifata daha fazla dayanamadi, sevincinden düsüp bayildi. Bir zaman sonra ayildiginda pasayi ve müezzini yaninda aglarken buldu
Logged

SEHADET sonum,
FIRDEVS yurdum,
KEVSER hayat suyum,
PEYGAMBERIM (S.A.V) komsum,
CEMALULLAH'I SEYRETMEK enbüyük onurum olsun,
YA RAB...
AMIN!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: