10 Ocak 2009 Cumartesi 02:03 - Bozkır Haberleri, Bozkır Fotoğrafları, Bozkır Hakkında Bilgiler
Üye Girişi
Üye Adı:
Şifre:
Anasayfa
Forum
Bozkır
Kasaba-Köy
Sohbet
Galeri
www.wcs.com.tr
UKAS ve TURKAK onaylı kalite belgelendirme
www.fqcert.com
TURKAK ve TGA onaylı kalite belgelendirme
standartkalite.com
Yönetim sistemleri, egitim ve danışmanlık
Ana Sayfa
>
Forum
Ana Sayfa
Yardım
Giriş Yap
Kayıt
bozkir.net Forum
»
Yaşam
»
İslam ve İnsan
Zikrin faydaları
Kullanıcı Adı
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Şifre
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
Gönderen
Konu: Zikrin faydaları (Okunma Sayısı 139 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
osman_sel
Aktif Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 508
Zikrin faydaları
«
:
01 Eylül 2008 - 13:19 »
Z?KR?N FAYDALARI
şeytanı kalbimizden, i?imizden, evimizden, ailemizden, çocuklarımızdan,
soframızdan uzaklaştırmak istiyorsak, bunun tek yolu ihlasla zikirdir.
Zikir kötülüklere karış en sağlam bir kaledir, insanı haramlardan kurtarır.
Zikirle meşgul olan bir kalp ve dil, gıybet, yalan, laf taşıma, fitne yayma
gibi haram ve boş işlere vakit bulamaz. Bir çeşit ibadet, hizmet ve zikir
ile meşgul olmayan kimsenin boş işlerden korunması mümkün değildir. Kalbe
gelen günah arzularını zikirle söndürme ve hayra yönlendirme imkanı vardır.
Zikir ile desteklenen kalp iyiyi kötüyü fark eder.
Zikir bütün zamanlarda ve mekanlarda yapılabilir. Zikrin dığındaki her
ibadetin belirlenmiş bir zamanı ve ?ekli varken, zikir için herhangi bir
zaman ve mekan sınırlaması yoktur. Bazı yer ve zamanlarda dil ile zikir
yapılamaz ise de, kalple zikre hiçbir mani yoktur.
ALLAH-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır: "Kalpler ancak
zikrullah ile mutmain olur." (Ra'd; 2)
?imda size zikrin kısaca faydalarını yazayım.
1) Zikir şeytanı kovar.
2) ALLAH-u Zülcelal zikreden kulundan razı olur.
3) Zikir kalbe huzur, sürur ve genişlik verir.
4) Zikir kalpten gam, kaygı, gussa ve kederleri giderir.
5) Kalbi ve yüzü nurlandırır.
6) Kalbi ve bedeni kuvvetlendirir.
7) rızk? celbeder. Cenab-ı Hak esbab?na halk ile kolaylıkla merzuk olur.
Zikir sahibine mahabbet, halavet, güzellik ve parlaklık verir.
9) Ruh-u ?slâm olan zakire ALLAH-u Tealâ sevgisini ihsan eder. O muhabbet ki
saadet ve necattır. Her şeyin bir sebebi vardır. 'Muhabbet-i ?lâhiye' ye
sebep de zikrullahın dil ve kalp ile devam?dır.
10) Zikir, murakabeyi, tefekkürü, düşünmeyi getirir tâ ki ihsan kap?sından
içeri sokar. ?hsan ise en yüksek makamdır.
11) Zikrullah sebebiyle kalbinde büyük bir marifet-i ilâhiye kap?sı açılır.
Ve zikrini artırdıkça marifetullah da o nisbette artar.
12) Zikir, zakirin kalbinde ALLAH-u Zülcelal'in heybet, azâmet, celal ve
tazimini artırır.
13) Zikir ALLAH'a tevbeyi iras eder. Bu ise ALLAH-u Zülcelal'e rücûdur.
Kalbe tesir eder, sığına??, ilticagah? ve kalbin k?blesi olur.
14) Zakir, zikri kadar ALLAH-u Zülcelal'e kurbiyet hasıl eder.
15) Zikir ALLAH-u Teala'nın kendisini (zikredeni) zikrine sebep olur.
Zikrullah'da başka bir fayda olmasa da: "ALLAH-u Zülcelal'in kulunu
zikretmesi nimeti ve şerefi o kul için kâfidir."
16) Zikir kalbin hayatiyetini artırır. Zikir kalp için çok lazımdır ve kalp
ona muhtaçtır. Balığın suya muhtaç olduğu gibi.
17) Zikrullah kalbe cila verir, paslarını giderir. Kalbin pası gaflet ve
hevasına uymaktır. Cilâs?da tevbe, istiğfar ve zikrullahtır.
10) Zikrullah hata ve günahları siler. Çünkü ayet-i kerimede: "şüphesiz ki
güzel ameller kötülükleri giderir." (Hud;; 114) buyrulmuştur.
19) Zikir kul ile ALLAH arasındaki korku ve ha?yeti giderir ve ALLAH-u
Zülcelal ile ünsiyet (yakınlık) sağlar.
20) Kul ALLAH'? genişlik ve rahatlık zamanında zikreder de sonra ona bir
darlık veya sıkıntı gelip ALLAH'a yalvarmaya başladığı zaman melekler ona
yardmc? olurlar.
21) Zikir, kulu ilahî azaptan kurtaracak yegâne bir ibadettir.
22) Zikir, sekîne, vakar ve rahmeti ilâhinin kendisini ku?atmasına,
meleklerin de kendisini ziyaret ve tavaf etmelerine sebep olur.
23) Zikir dilin, gıybet, nemime, yalan, fuhu? ve faydasız sözlerden
korunmasına sebep olur.
24) Zikir meclisleri meleklerin de bulunduğu meclislerdir. Gaflet içinde bo?
ve faydasız sözlere sahne olan meclisler ise şeytanların meclisleridir. Ki?i
hangisini seçerse ahirette onlarla beraber ha?rolur.
25) Zâkir zikriyle said olur ve onlarla oturanlar da said olurlar. Gaflet ve
günah meclislerinde oturursa ?âki olur.
26) Zakirler kıyamet gününde hasret ve nedametten emin olurlar.
27) Zâkir, zikrederken (bilhassa tenhada) a?lasa kıyamet gününde arşın
gölgesinde olur.
20) Zikirle meşgul olana istemeden, isteyenlere verilenden daha âlası ve
efdali verilir.
29) Zikir, ibadetlerin en kolayı ve efdalidir.
30) Cennetin ağaçları, yapılan zikir ve tesbihlerle vücuda gelir.
31) Zikreden kullara verilen atiyye (ikram) ve ihsanları başka amellerle
elde etmek mümkün değildir.
32) Zikrullah insanı muhakkak ALLAH'a doğru seyr ettirir. ?ster sokakta
ister yatakta, her zaman, her yerde, dilde ve gönülde ALLAH ve ALLAH'ın
rızası olmal?dır.
33) şu muhakkaktır ki, zikrullah her tarikatta ve tasavvuf ehlinin indinde
bütün usul ve kaidelerin ve edeplerin ba??dır. Velâyet alâmetidir. Her kime
ki zikrullah kap?sı açılır, hiç şüphe yoktur ki; ona ALLAH-u Teâlâ'nın
huzuruna dahil olunacak bütün kapılar açılır. Öyleyse sen de temizlen de
Rabbinin huzuruna gir. Her istediğini orada bulursun. Rabbini bulan her şeyi
bulur, Rabbini unutan her şeyden mahrum kalır.
34) Zikrullah muhakak bir a?aca benzer ki; ondan irfan ve haller yetişir.
35) Zikreden, zikrettiğine yakındır. Zakir ALLAH-u Zülcelal'i zikrettiği
müddetçe O'nunla beraberdir.
36) ALLAH-u Zülcelal'in müttaki kullarından en çok ikrama layık olanlar,
dilleri ALLAH-u Zülcelal'in zikri ile meşgul olanlardır.
37) Muhakkakki be?eriyetin gereği kalplerde kasvet, zulmet ve merhametsizlik
gibi hastalıklar olur. Bu hastalıkların tedavisi ise ancak Zikrullah ile
mümkündür.
30) Zikrullahta kalplere şifa vardır. Kalbin yegane ilacıdır. Gaflet ise
kalbin hastalığıdır. Hasta kalplerin devası ve şifası zikrullahtır. Çünkü
kalp, nur mahallidir; daima nur ister.
39) Muhakkak zikrullah, ALLAH-u Zülcelal'e olan dostlu?un ba?? ve esasıdır,
gaflet ise, Hakkın bu?zunun sebebi ve esasıdır.
40) Muhakkak ALLAH-u Zülcelal kendini zikreden kulunu sevinç ve surura
kavuşturmu? olduğu halde cennetine koyar.
41) Zikrullah, muhakkak kul ile cehennem arasında bir settir. Kul yapmış
olduğu bazı kusurlardan dolayı cehennem yoluna konulsa bile, yapmış olduğu
zikirler, hemen o yolları ka-patır ve o zâkir kulun cehenneme girmesine mani
olurlar.
42) ?eriatın emrettiği ne kadar ibadet varsa hepsi zikrullah'ın ikame ve
icrası için emr olunmuştur. Namazın kılınması da Zikrullahın ikamesi
icindir.
Bazı haberlerde varid olmuştur ki, Cenab-ı Hak:
"Evliyalarım, ehibbalarım (sevgililerim), dostlarım benim zikrimle
nimetlenirler. Yâni benim, zikrimden manevi gıdalarını alırlar ve benimle
ünsiyet ederler. Çünkü ben, sizler için, dünya ve
Bir Kalpte Iki Yar Olmaz..
Necmüddin Kübra k.s. der ki: İki zikir bir yerde bulunmaz. Devamlı dünya
varlıklarını zikir ve dert eden kimse, ALLAH'? gerçek manada zikredemez.
ALLAH'in zikrine dalan kimse de kalbini dünya ile meşgul etmez. Hz.
Peygamber s.a.v. devamlı ALLAHu Tealâ'yı zikrederdi. Peygamberlerin ve
velilerin normal işleri de zikir sayılır. Çünkü, onların bütün davranış ve
işleri Hak ile olur, hak ölçülere uyar. Zikirden gaye, kalbin ALLAH ile
huzur bulmasıdır."
(Tasavvufî Hayat)
Arifler, zikrin fayda vermesi için kalbin günah kirlerinden uzak ve temiz
tutulmasını gerekli görmüşlerdir. Çünkü her bir günah kalbin üzerine siyah
bir nokta olarak çöker. Bu siyahlıklar tevbe, istiğfar, zikir ve salih
amellerle temizlenmezse kalbi kapatır, karartır ve katılaştırır. Böyle bir
kalp ölmüş gibi gaflet içinde kalır. ?badetten zevk almaz. Ne yapsa taklitte
kalır. Bu kalbin özel bir terbiye ve tedaviden geçmesi lazımdır. Onu
uyandıracak ilâhi bir sevgiye ve feyze ihtiyacı vardır. Günümüzde bir çok
müslüman kalbini ihmal edip gafletine bir çare aramadığı için, ALLAH
dostlarının yaşadığı güzellikleri hiç tatmadan ölür gider. Halbuki kalbimiz
RABB?Miz için tahsis edilmiş çok özel bir yerdir.
Her mümin, kalbinin durumunu, nefsinin hallerini, Rabbi ile arasındaki
hukukunu kontrol için günün belirli saatlerini ayırmal?dır. Amellerinin
günlük muhasebesini yapacağı bir vakti olmal?dır. Midesinin hakkı olduğu
gibi, kalbinin de hakkı ve görevi olduğunu kabul etmelidir. Midesi gibi
kalbin de bir gıdaya ihtiyacı olduğunu düğünüp, en münasip saatleri zikir
için tahsis etmelidir. Kalbine bu şekilde vakit ayırmayan bir kimse, sadece
günlük olarak k?ldığı beş vakit namaz ve haftada bir okuduşu Kur'an
tilâvetiyle kalbini diriltemeyeceğini, nefsini ter) biye edemeyeceğini, Yüce
ALLAH'? çokça zikredenlerden olamayacağını bilmelidir.
Logged
hakiki
Aktif Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 566
Ynt: Zikrin faydaları
«
Yanıtla #1 :
01 Eylül 2008 - 13:51 »
Pyla??m için teşekkürler Mevlam bizleri tüm inananları zikirden iyi amellerden ayırmasın inşallah Amin
Logged
Nice insanlar gördüm, üstünde elbise yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
Mevlana
delireis
Yeni Başlayan
Offline
Mesaj Sayısı: 222
Ynt: Zikrin faydaları
«
Yanıtla #2 :
02 Eylül 2008 - 04:51 »
BAKARA SÛRES? 152. Âyet Tefsir
فَاذْكُرُون۪يٓ أَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا ل۪ى وَلَا تَكْفُرُونِ۟
“Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım.
Bana ?ükredin, sakın nankörlük etmeyin.”(el-Bakara, 2/152)
Göklerde ve yerdeki bütün mahlukatın, zâtına boyun e?di?i, sabah-akşam hamd ederek tesbih ettiği Cenâb-ı Mevlâm?z’a sonsuz hamd ve Habîbi’ne de katında râzı olana dek salât ve selam olsun!
Cenâb-ı Hak bu âyette biz kullarını iki şeyle mükellef tutmuştur. Bunlardan birisi zikir, diğeri de şükürdür.
“Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım.”
Zikir; dil, kalp ve beden ile olmak üzere üç çeşittir:
1) Dil ile zikir: Cenâb-ı Hakk’? en güzel isimleri ile anmak, tesbih ve tenzih etmek, O’na hamd etmek, Kur’an okumak ve dua etmektir. Dil ile zikri, kalbî ve bedenî zikre giden yolun ilk a?amas?, hazırlık safhası olarak düğünebiliriz. Yaratanımız’? dilimiz ile anar, tesbih eder ve bunu alışkanlık haline getirirsek, asıl maksadımız olan hakikî kullukta murad olunan kalbî ve bedenî zikre ulaşmamız umulur. Hakk’ın rahmetiyle bunun tesirini daha kuvvetli hissedebiliriz. Günümüzde; “Önemli olan ibadetleri yapmak, temiz kalpli olmaktır.” diyerek, kalbî zikre kapı olan dil ile zikri hafife alan anlayış maalesef oldukça yaygındır. Oysa bunun faziletini tam olarak bilsek, her Allah deyişlerinde Rabbimiz’in kullarına nazar ettiğini idrak edebilsek, Rabbimiz’i gece-gündüz, otururken-yatarken, her an dilimizden düşürmeden anma gayreti içerisinde olurduk.
Bu hususta Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Allah’? tesbih, lây?k olmayan sıfatlardan tenzih ve O’na kemal sıfatlarla hamd ve senâ etmekliğim, bence üzerine güneş doğan yerlerden (dünyadan) daha sevgilidir.”(1)
2) Kalbî zikir: Gönülden anmaktır. Gönlün sürekli Allah (c.c.) ile meşgul olarak mâsivâlardan arınması, kalpte O’nun zikrinden, sevgisinden başka bir şeyin bulunmayı??dır. Bunun neticesinde; Allah’ın varlığını gösteren delilleri düşünme; şüpheleri atarak isim ve sıfatlarını tefekkür etme; koyduşu hükümleri, kulluk vazifelerimizle ilgili olan delilleri, emir ve yasaklarını öğrenme; O’nun vaat ve tehditlerini düşünme hâli hâs?l olur. İşte bu düşünce hâli ile mahlukâtın her zerresi, kutsî âlemin karışsında bulunan cilâlı bir ayna gibi olur.(2) Kalbi daima zikirle meşgul olan kul, bu aynadan Yüce Zât’ın tecellilerini müşâhede ederek yakınlık nimetine kavuşur.
3) Bedenle zikir: Her organın, yaratıl?? hikmetini teşkil eden hayır ve menfaate uygun olarak kullanılması suretiyle Hakk’ın emirlerine uyup yasaklarından kaçınılmasıdır. O’nun rızasına nail olmak için bedenimizle yaptığımız bütün ibadet ve itaatleri, salih amelleri bu kapsamda görebiliriz.
Allah Teâlâ’nın “...Ben de sizi anayım!...” buyru?undaki ‘Allah’ın anması’ şu manalara gelmektedir: Allah’ın kendisini diliyle, kalbiyle ve bedeniyle, râzı olacağı bir şekilde zikreden ihlâslı kullarına sevap verip onları mükâfatlandırmas?, medh-ü senâ etmesi, onların derecelerini yükseltmesi, onlara rızâsını bildirmesi, lütuf ve ihsanda bulunması, rahmetiyle muamele edip günahlarını setretmesi, dünya ve âhirette onların işlerini yoluna koymas?, onları mağfiret etmesi, kendisini anan bu kulunu daha dünyada iken katındaki melekler indinde övmesidir. (3)
Âlimler, bu âyette geçen “Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım.” ?fadesinin genel olarak şu manalara gelebileceğini söylemişlerdir:
- Beni, bana itaatle zikrediniz ki, ben de sizi övgü ve nimetle zikredeyim.
- Beni dünyada zikrediniz, ben de sizi âhirette zikredeyim.
- Beni ibadetle zikrediniz, ben de sizi yardımımla zikredeyim.
- Beni s?dk ve ihlâsınızla anın ki, ben de sizi kurtararak ve kendime daha fazla yaklaştırarak zikredeyim.
- Siz beni bolluk içindeyken zikredin ki, ben de sizi başınız belada iken anayım, size yardım edeyim.
- Beni, ilâhlığımı kabul ile zikrediniz, ben de sizi rahmet ve kullu?a kabul ile zikredeyim.
- Siz benim u?rumda cihad ederek beni anın ki, ben de hidayet ederek, doğru yolu göstererek sizi anayım.
- Beni övgü ve itaatle zikrediniz, ben de sizi övgü ve nimetle zikredeyim.
“Bana ?ükredin, nankörlük etmeyin!”
?ükür; Cenâb-ı Mevlâm?z’ın vermiş olduğu nimetlere mukabil kalp, dil, beden ile yahut hepsiyle birlikte Hakk’a saygı göstererek nimetleri yerinde kullanmaktır.
Şükrün olması için, ?ükreden kimsenin kendisine ulaşmış olan nimeti hissetmesi ve bunu o nimete karışlık bir saygı vazifesi olarak yapması şarttır. Zikir ise, nimetin ulaşmasına bağlı olmaks?zın genel olarak bir muhabbetin, olgun bir aşkın eseridir. Her ilerleme adımında zikir başlang?ç, şükür bir sonuçtur.(4)
Kulun Rabbi’ni zikri, kendisine verilen nimetlere karış O’na ?ükretmesini gerektirir. Çünkü insan bu nimetlerin çoklu?unu ve değerini ancak Rabbi’ni zikrettiği zaman anlayabilir ve dolayısıyla O’na şükreder. Rabbi’ni zikretmeyen ve zikir için kendisini zorlamayan kimse ise, elbette O’nun kendisine ihsan ettiği nimetleri düğünüp idrak edemez.(5)
Kullu?un ba?? zikir, sonu ise şükürdür. Rabbimiz’in bizi sorumlu tuttuşu bu iki vazifeyi en güzel şekilde yerine getirmek için var gücümüzle gayret etmeliyiz. Gerçi kemal manada zikir ve şükür borcumuzu ikmal etmemiz olanaks?zdır. Çünkü zikir ve şükür, Cenâb-ı Hakk’? bütün sıfatlarıyla bilmek demek olacağından, kul olarak bizim bunları kamil manada eda edebilmemiz imkans?zdır. Bir nefes al?? verişilizde bile iki nimet vardır. Bu da demek oluyor ki, her nefes al?? verişilizde en az iki şükür vaciptir. Cenâb-ı Hakk’ın üzerimizdeki nimetlerini saymakla bitiremeyiz. Dolayısıyla bunların Şükrünü hakkıyla eda edebilmemiz mümkün değildir.
Sana layıkıyla kulluk yapamıyoruz Rabbim! Acziyet içerisinde yüceliğini tasdik ediyor, azâmetin karışsında huzurunda boyun e?iyoruz. “Yalnız senden yardım dileriz” Rabbim! Katında razı olduğun kulluşu nasip et bize ve bize bunu kolayla?tır, gayretlerimizi artır Allah’?m! Âmin!
Kaynakça:
1. ?mâm Nevevî, Riyâzü’s-Sâlihîn, c. III, s. 22.
2. Elmal?lı Hamdi YAZIR, Hak Dini Kur’ân Dili, c. I, s. 445.
3. Fahrettin Râzî, Tefsîr-i Kebîr, c. IV, s. 72.
4. Elmal?lı Hamdi YAZIR, a.g.e., c. I, s. 446.
5. Talat KOÇY?T–?smail CERRAHO?LU, Kur’ân-ı Kerîm Meâl ve Tefsiri, c. I, s. 264.
EMEKLER?N?ZE SA?LIK KARDE??M ALLAH RAZI OLSUN ?N?.
Logged
SEHADET sonum,
FIRDEVS yurdum,
KEVSER hayat suyum,
PEYGAMBERIM (S.A.V) komsum,
CEMALULLAH'I SEYRETMEK enbüyük onurum olsun,
YA RAB...
AMIN!!!
hasandursun
Kıdemli Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 2565
Ynt: Zikrin faydaları
«
Yanıtla #3 :
02 Eylül 2008 - 09:59 »
paylaşımlar için Allah razı olsun...
Allah hepimizin yardımcısı olsun...
Logged
O'na yar olmuşum O'nun kuluyum
Mazimin yarına giden yoluyum
Hem çağdaşım hem Anadolu'yum
Ne sağda ne de solda gör beni
Ozan Uğur IŞILAK
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Forum ve Site Kuralları
-----------------------------
=> Forum Kuralları
-----------------------------
Bozkır
-----------------------------
=> Bozkır'dan
=> Gurbetteki Bozkırlılar
=> Kasaba ve Köylerimiz
===> Akçapınar
===> Armutlu
===> Arslantaş
===> Aydınkışla
===> Ayvalıca
===> Bağyurdu
===> Bayboğan
===> Boyalı
===> Bozdam
===> Çağlayan
===> Dere
===> Dereiçi
===> Elmaağaç
===> Hacılar
===> Hacıyunuslar
===> Hamzalar
===> Harmanpınar
===> Hisarlık
===> Işıklar
===> Karabayır
===> Karacaardıç
===> Karacahisar
===> Karayahya
===> Kayacılar
===> Kayapınar
===> Kınık
===> Kızılçakır
===> Kildere
===> Kovanlık
===> Kozağaç
===> Kuşca
===> Küçük Hisarlık
===> Pabuççular
===> Pınarcık
===> Sarıoğlan
===> Sazlı
===> Soğucak
===> Sorkun
===> Söğüt
===> Tarlabaşı
===> Taşbaşı
===> Tepearası
===> Tepelice
===> Ulupınar
===> Üçpınar
===> Yalnızca
===> Yazdamı
===> Yelbeği
===> Yeniköy
===> Yolören
=> Dernek-Vakıf Faaliyetleri
=> Bölgemiz
===> Hadim
===> Seydişehir
===> Ahırlı
===> Yalıhüyük
=> Bozkır Siteleri
-----------------------------
bozkir.net
-----------------------------
===> Bozkır Fotoğrafları
=> Sitemiz
===> Öneri-Şikayet
===> Yenilikler
=> bozkir.net Buluşmaları
=> Yeni Üyeler
-----------------------------
Yaşam
-----------------------------
=> Muhabbet
=> Günlük Hayat
=> Konu Dışı
=> Sağlık Köşesi
=> Kutlama Mesajları
=> İslam ve İnsan
=> Eğitim - Öğretim
=> Bayanlar İçin
===> Güzellik Köşesi
===> Yemek Tarifleri
-----------------------------
Spor
-----------------------------
=> Futbol
===> Milli Takım
===> Beşiktaş
===> Fenerbahçe
===> Galatasaray
===> Konyaspor
===> Bozkır Gençler Birliği
=> Basketbol
=> Voleybol
=> Diğer Spor Dalları
-----------------------------
Kültür - Sanat
-----------------------------
=> Genel
=> Edebiyat
===> Hikayeler
===> Şiirler
===> Güzel Sözler
===> Kitap Tanıtımları
=> Tarih Sayfalarından
===> Tarihe Damgasını Vuranlar
===> Atatürk Köşesi
-----------------------------
Sinema - Tv - Tiyatro
-----------------------------
=> Sinema
===> Vizyondaki Filmler
=> Tv Dizileri
===> Yerli Diziler
===> Yabancı Diziler
=> Tiyatro
-----------------------------
Eğlence
-----------------------------
=> Mizah
===> Karikatür - İlginç Fotoğraf
===> Fıkralar
===> Komik Hikayeler
=> Oyun - Yarışma
===> Zekâ Soruları
===> Yarışmalar
===> Oyunlar
=> Videolar
===> Komik Videolar
===> İlginç Videolar
=> Fotoğraflar
-----------------------------
Tekno.Net
-----------------------------
=> Bilgisayar
===> Yazılım
===> Donanım
===> İşletim Sistemleri
=> Teknoloji
===> İlginç Buluşlar
===> Cep Telefonu - GSM
=> İnternet
===> Faydalı Siteler
=> Faydalı Programlar
=> Oyunlar
=> Tasarım - Web - Programlama
-----------------------------
Duyuru - İlan
-----------------------------
=> Duyurular
=> İş İlanları
=> Alım - Satım İlanları
-----------------------------
Eski Forum
-----------------------------
=> Bozkır
===> Bozkır
===> Kasabalar
===> Köyler
===> Gurbetteki Bozkırlılar
===> Dernek-Vakıf Faaliyetleri
===> Öğrenci Bölümü
===> Ahırlı
===> Yalıhüyük
===> Bölgemiz
===> Hadim
===> İlanlar
===> Gayrimenkul İlanları
===> İş İlanları
=> Teknonet
===> Bilgisayar
===> Teknoloji
===> İnternet
===> Programlar
===> Programlama - Web Dizayn - Tasarım
===> Cep Telefonu
===> Elektronik
=> Muhabbet Eğlence Mizah
===> Muhabbet
===> Mizah
===> Oyun-Yarışma
===> Forum Oyunları
===> Forum Yarışmaları
===> Fıkralar
===> Karikatür-Fotoğraf
===> Yazılar-Hikayeler
===> Zeka Soruları
=> Genel
===> Yaşam
===> Şiirler
===> Güzel Sözler
===> Spor
===> Sağlık
===> Konu Dışı
===> Haberler
===> İslam ve İnsan
===> Kültür-Sanat
===> Eğitim-Öğretim
===> Konyaspor
===> Bozkır GB
===> Tarih Sayfalarından
===> Dini Hikayeler
===> Peygamberimiz (SAV)
===> Sinema
===> Edebiyat
===> Fenerbahçe
===> Galatasaray
===> Beşiktaş
===> Atatürk Köşesi
===> Tarihe Damgasını Vuranlar
===> Bayanlar İçin
===> Yemek Tarifleri
===> Sağlık-Güzellik
===> Fotoğraf & Video
===> Videolar
===> Fotoğraf-Resim
=> Sitemiz
===> Bozkır Videoları
===> Multimedya
===> Sitemiz
===> Duyurular
===> Yeni Üyeler
===> Öneri-Şikayet
===> Yenilikler
===> Buluşmalar
===> Kutlama Mesajları
===> Cezalılar
===> Bozkır Fotoğrafları
Powered by SMF 1.1.7
|
SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Google ve orumceklerin son ziyareti 08 Ocak 2009 - 04:22
Yükleniyor...
Sitemizin içeriği
Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0
ile lisanslanmıştır.
İçeriğimizin editörlerimiz tarafından üretilen kısmı, ticari amaçlar haricinde kaynak gösterilerek kullanılabilir. © 2005-2008 bozkir.net
Bu site
Pragma
M
x
tabanlı olup geliştirilmesi ve tasarımı
Netsitem Bilişim
tarafından yapılmaktadır.