Yeni Başlayan
Offline
Mesaj Sayısı: 221
|
 |
« : 24 Ağustos 2008 - 20:13 » |
|
Gece yarısından sonra, Hazret-i Mevlana’nın dergahının kap?sı çalınır. Talebeleri açar. Sarho? bir genç, (Ben Üstad Mevlana’yı görüp, elini öpüp duasını alacağım) der. Talebeler kovsalar da, o gitmez, (Duasını almadan asla gitmem) diye diretir. Talebeler ne yaptılarsa oradan uzaklaştıramazlar.
Gürültüye Hazret-i Mevlana uyanır, (Ne var, ne bu gürültü?) diye sorar. Talebeleri, Efendim, sarhoş bir genç, duanızı almadan gitmeyeceğini söylüyor derler.
Hazret-i Mevlana talebelerine, (O, sarhoş kafayla bu saatte bizi bulabilmi?, siz ayık kafayla içeri alamıyorsunuz. Belki samimidir, niye kovuyorsunuzı Talep edeni, ihlasla arayanı kovma yetkimiz yok ki. Ate?ten çıkıp gelene, dön tekrar ateşe demeye hakkımız var mış Bırakın gelsin yanıma) buyurur.
Mevlana hazretlerinin bu sözlerini duyan genç gelir ve ağlayarak, (Hocam benim gibi sarho?, edepsiz birisi için, talebelerinize sitem etmenize gönlüm razı olmadı. Beni de talebeli?e kabul buyurmaz mısınızı O talebelerin ve sizin hizmetinizde olmakla şereflenmek istiyorum) der.
Hazret-i Mevlana gencin gözyaşlarını silip der ki: Evladım hoş geldin aramıza, kimin ne zaman ne olacağı belli olmaz, hangi vesile ile kavuşacağı belli olmaz. Allah (c.c.)ü teâlâ âlemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamber efendimize, "Beni talep edene hizmetçi ol" diye emrediyor. Bu yüzden talep edenin haline vaktine saatine bakılmaz, talebine bakılır. Sen bizi Allah (c.c.) için sevip bulmu?sun. Gerçekte talebin biz değil, Allah (c.c.) sevgisine kavuşmaktır. Buna engel olmaya kimsenin hakkı olmaz. Talebelere sitem ediğim bu yüzden idi.
Kaynak: Menkibeler-Evliyalar
|
|
|
|
|
Logged
|
SEHADET sonum, FIRDEVS yurdum, KEVSER hayat suyum, PEYGAMBERIM (S.A.V) komsum, CEMALULLAH'I SEYRETMEK enbüyük onurum olsun, YA RAB... AMIN!!!
|