11 Ekim 2008 Cumartesi 03:59 - Bozkır Haber ve Bilgi Portalı
Üye Girişi
Üye Adı: Şifre:  

Reklam Ver
Netsitem Bilişim
English French Deutsch Turkish
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt

Kullanıcı Adı
Şifre

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: yazı dizisi  (Okunma Sayısı 84 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yeni Başlayan
*
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 17
« : 19 Haziran 2008 - 16:38 »

Ateş Çemberinde Türkiye Ve Pontus Fitnesi


Günümüz dünyası, tarihin hiçbir döneminde görülmemiş kadar aleni haksızlığı, ikiyüzlülüğü ve çifte standardı yaşamaktadır. Yalan, zulüm ve propaganda üzerine bina edilmiş olan “Yeni Dünya Düzeni” ile dünyayı parselleme ve nüfuz bölgelerine ayırma politikalarını tatbike koyan emperyalist devletler; bir yandan sosyal, siyasi, iktisadi, hukuki katliamlar yaparken; bir yandan misyonerlik faaliyetleri ile de bu katliamları dinî, kültürel ve ideolojik sahada sürdürmektedir. Esasen misyonerlik; sömürgeci Batı’nın, siyasi ve ekonomik çıkarlarına ulaşabilmeleri için kullandıkları bir metod, daha doğrusu bir basamak olmaktadır. Her şeyden önce unutulmaması gerekir ki, yeni dünya düzeni adı altında tezgahlanan senaryoların temelinde rakip olarak görülen İslam’dır. Ve varlıkları bile suç telakki edilen Müslüman Türklerdir. Dünya çapında yaşanan olaylar ve Ortadoğu'daki acılar iyice tahkik ve tetkik edildiğinde bu tespitin haklılığı ortaya çıkacaktır. Nitekim tâ Körfez Savaşı yıllarında, zehirlenerek ölen bir kuşa günlerce ağıt yakanlar, Bosna’da boğazlanan masum insanların feryadını bir sinek vızıltısı kadar bile olsa dikkate almamış; yine Somali’de, Azerbaycan’da, Çeçenistan'da, katledilen insanlara sadece seyirci kalmışlardır.
Hele son dönemde Afganistan'a biçilen kanlı kefenin boyutları ve Ortadoğu’da Filistin ile Irak’ın içler acısı hali göz önüne getirildiğinde; zulümlere ilgisiz kalmak dahi günümüzde bir soyluluk ve şahsiyetlilik ifadesi iken bu bile yapılmamakta, entrika ve envai çeşit senaryolarla bu ihanetle işbirliği yapılarak tarihin en büyük ikiyüzlülüğü sergilenmektedir. (Geniş bilgi için bkz. Prof. Dr. Haydar Baş, Mektubat, İcmal Yayınları İst. 1995, s. 271).



Türkiye'nin Stratejik Konumu

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise, bu “Yeni Dünya Düzeni” ve “Büyük Ortadoğu Projesi” doğrultusunda emperyalist devletlerin zihniyet, menfaat ve nüfuz senaryolarının odak noktasını oluşturmakta, açık ve potansiyel tehlikelerle adeta ateş çemberi içerisine alınmaktadır. Uğrunda bir büyük Kurtuluş Savaşı verdiğimiz ve yüzbinlerce insanımızı feda ettiğimiz cennet vatanımız Türkiye’miz, tarihinin en büyük tehdit ve tehlikeleriyle karşı karşıyadır.
AB ülkelerinde ve ABD’de kabul edilen sözde soykırım yasaları ile Türkiye mahkum edilmek istenmekte, tazminat ve toprak talepleriyle parçalanma sürecine sokulmaktadır. “Büyük Ermenistan” hayaliyle Ermeniler, bu iddia sahiplerinin başında gelmektedirler. AB sürecinin getirdiği diplomatik entrikalarla Yavru Vatan Kıbrıs, Türkiye’den kopma noktasına getirilmiş, “Enosis” ve “Megali İdea” plan ve projeleri tedirgin edici noktalara tırmanmıştır. “BOP” tehdidi kapsamında bulunan Güneydoğu Anadolu Bölgemiz’de, İsrail’in “Arz–ı Mev’ud” inancına paralel faaliyetleri artarak devam etmektedir. İstanbul sur içinde “Ekümenik Devlet” düşüncesi ise, her fırsatta AB Parlamentosu ve ABD Meclisinde gündemdedir.



“Sevr Projesi” Yeniden Hayata Geçirilmek İsteniyor

Milli bütünlüğümüzü tehdit eden ve adeta “İkinci Sevr” şeklinde Türkiye’nin başına musallat olan bu senaryolar arasında dış destekli ve içerdeki işbirlikçilerin sinsi çalışmalarıyla bir de sözde “Pontus Rum” hesapları güdülmektedir. Karadeniz Bölgesini hedef alan “Pontus İdeali” doğrultusundaki faaliyetler, yakın tarihimizdeki kadar el altından ve gizlice değil ama, başta Yunanistan ve Fener Patrikhanesi’nin himayesinde ‘misyonerlik faaliyetleri’ ile açıktan açığa, alenen yapmaktadırlar. Türk milleti’nin gözünün içine baka baka gelen Pontus Rum planları, Emekli Albay Hüseyin Mümtaz’ın deyimi ile: “Rum; tankla, topla, helikopterle değil ama, ruhanî posta bürünmüş buhurdanlarıyla, tütsüleriyle, zangoçlarıyla ve çan sesleriyle gelmektedir”. (H. Mümtaz. Türkiye’nin Sarkacı, İcmal Yayıncılık. İst. 2000. s. 250)
 
 
arkadaşlar bu bir yazı dizisidir.eğer merak eden arkadaşlarım olursa size sitenin açık adresini verebilirim.
           
 
 
 
   
Logged
Damla Kundura
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

Google ve orumceklerin son ziyareti 07 Ekim 2008 - 13:33