|
Konu Başlığı: Gerçek Erkeklik Gönderen: delireis üzerinde 15 Mart 2008 - 18:43 Hamd, Allah içindir...
Allah u teala şöyle buyuruyor. Mü'minler arasinda Allah'a verdikleri sözde içtenlikle sebat gösteren nice erkekler vardir.) Ve söyle buyurur: ((Bunlar) kendilerini ticaretin de, alisverisin de Allah'i zikretmekten alikoymadigi yigitlerdir.) (Racule) kökü, dildeki aslinda, insanoglunun disisinin karsiligi olan erkegin disinda bir çok anlamlara da delâlet etmektedir. Araplar iki kisi arasinda tercih yaparken ve birini digerine üstün tutarken "ercelur'raculeyn / iki erkegin en erkek olani" derler. Kudretli olmaya ve olaylara gögüs germeye isaret etmek için "raculü's sâa / vaktinin adami" derler. Bir kimseyi seref ve senâ ile övdükten sonra söyle derler: "Huve min ricâlâti kavmihi / O, kavminin erkeklerindendir". Kur'an'da geçtiginde ise kadinin karsiti olan erkek türüne isaret etmekle birlikte erkege ayricalik veren ve yücelten baska anlamlara da izafe edilir. Kur'an "ricâl / erkekler" kelimesini seçkin insanlari vasfetmekte kullanir. (Senden önce (peygamber olarak) gönderdiklerimiz de kendilerine vahyettigimiz erkeklerden baskalari degildi.) Erkeklikle nitelendirme, bazi yerlerde, hakki söylemeye ve hak yolda olanlara yardim etmeye cüret etmek gibi bu sifatin mukavemetine isaret eden bir tabir olarak kullanilir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Derken sehrin uzak tarafindan bir erkek kosarak geldi. Dedi ki: Ey Musa! Ileri gelenler seni öldürmek için hakkinda danisiyorlar. Çik git. Muhakkak ben sana ögüt verenlerdenim.) Ve -subhanehu- söyle buyurur: (Firavun ailesinden olup imanini gizleyen mü'min bir erkek dedi ki: "Siz, 'Benim Rabbim Allah'dir' dedi diye bir adami öldürür müsünüz? Halbuki o size Rabbinizden apaçik belgelerle geldi." Erkeklik; zor günün (Kiyamet'in) korkusuyla, bosa vakit tüketici seylere karsi durmak ve çekici tuzaklara karsi kendini kontrol etmektir. Allah Teâlâ söyle buyurur: ((Bunlar) kendilerini ticaretin de, alisverisin de Allah'i zikretmekten, namazdan, zekati vermekten alikoymadigi yigitlerdir. Onlar, kalplerin ve gözlerin (dehsetten) dönecegi bir günden korkarlar.) Gerçek erkek sözüne sadik olur. Verdigi sözü yerine getirir. Dogru yolda sabit kalir. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Mü'minler arasinda Allah'a verdikleri sözde içtenlikle sebat gösteren nice erkekler vardir. Onlardan kimisi adagini yerine getirdi. Kimisi de beklemektedir. Onlar hiçbir seyi degistirmemislerdir.) Sehvetleri sonuna kadar tadan ya da lezzetlere bogulanlar, yüce gayelerden geri durup yerin ve göklerin yaraticisi Allah'dan yüz çevirenler kasdettigimiz erkeklerden degildir. Bedenleri büyük olan, dilleri hikmetten ve akillari dogru görüsten yoksun olanlar da degil... Bunlar, erkek müsveddeleridir. Onlardan bahsetmiyoruz. Bilakis; Kur'an'in su kavliyle isaret ettigi kimseleri kasdediyoruz: (Rahman'in kullari yeryüzünde agir ve vakur yürürler. Cahiller onlara (satasarak) hitap ettiklerinde onlar "Selametle!" der (geçer)ler. Onlar ki gecelerini Rabblerine secde ve kiyam ile geçirirler. Onlar ki: "Rabbimiz! Bizden cehennem azabini geri çevir. Çünkü gerçekten onun azabi kesin bir helak olustur. Gerçekten o, ne kötü bir durak ve ne kötü bir yerdir" derler. Ve onlar ki, mallarini infak ettiklerinde israf da etmezler, cimrilik de etmezler. Bunun arasinda orta bir yol tutarlar.) Bir gencin karaktersiz olmasi; insanlar iyi olursa iyi, insanlar kötü olursa kötü olmasi da erkeklikten degildir. Arkadaslari kötülük batakliklarindan yalayinca -kendince erkek olmak için- onlari takip eder. Bir gencin gayesinin bosa geçen bir gecede hesaba çeken ve gözeten biri olmadan kolayca elde edilen bir sehvet ve haram bir lezzet olmasi gerçek erkekligin isaretlerinden midir? Kalbi mescidlere bagli bir erkege göre, makam ve güzellik sahibi bir kadin kendisini çagirdigi halde "Ben Allah'tan korkarim" diyen erkege göre, sadaka veren ve verdigi sadakayi gizleyen erkege göre; Allah için birbirini seven, O'nun rizasi üzere bir araya gelip O'nun rizasi üzere ayrilan erkeklere göre bu genç hangi konumda kalir?.. Onu Rahman cezalandirir. Bunlari ise kendine yaklastirir ve gölgesinden baska hiçbir gölgenin bulunmadigi günde Arsi'nin gölgesinde gölgelendirir. Müslümanlarin edebiyatinda da tam bir erkeklik, hedefi olan bir iyilik vardir. Siirleri, yüce manalarla yükselir. Içinde saçmalik ve kadinsilik yoktur. Ümmet, son zamanlarda ve bazi çevrelerde, erkeklikle hiçbir baglantisi olmayan bir edebiyat musibetine ugramistir. Adi sözler, seviyesiz lafizlar ve utanç verici bir kadinlasma... Yasamin ugrayabilecegi en kötü sey; yasamin, Allah'in yarattigi fitratin disina çikmasidir. Bu, erkegin kadinlasmasi ve kadinin da erkeklesmesi ile olur. Hareketlerinde kadin gibi davranan, saçini uzatan, boynuna kolye takan, salinarak yürüyen ve hatta kadinlar gibi danseden bir kimsede erkeklik nerede?.. Bu davranislar kötülügün çekirdegidir. Her toplum için bozulmaya isaret eden bir uyaricidir. Çünkü bunlar; bozulmayi ve fitrattan sapmayi, toplumun ahlakindaki çöküsü ve gerilemeyi ifade eder. Bu nedenle Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, erkeklerden kadinlara benzeyenlere ve kadinlardan erkege benzeyenlere lanet eder. Buhari, Ibni Abbas radiyallahu anhuma'dan sunu rivayet eder: "Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, erkeklerden kadinlasanlara ve kadinlardan erkeklesenlere lanet eder. Ve söyle buyurur: "Onlari evlerinizden çikarin." Disaridan ithal edilen bir takim bozuk terbiye metodlari, müslümanlarin çocuklarini erkekligin sorumlulugunu bilmez, bilseler bile güçleri yetmez ve yükünü geregi gibi omuzlayamaz hale getirdi. Bu; kadinlarin erkeklerle karismasi için çalisan, her ikisi için ayri ayri olan ser'i mükellefiyetlerin bosa çikarilmasi ve erkekle kadinin elbisesinin ayni hale getirilmesi için hazirlanmis bir planin sonucudur. Çünkü görünüste benzeme, iç dünyada da benzemeyi beraberinde getirir. Erkeklerin kendilerine kiymalariyla erkeklik vasiflari gizlenince topluma çürüme hakim olur. Aileye çözülme; ümmete zayiflik, seviyesizlik ve asagilik hakim olur. Koruyuculuk ve idarecilik duygusu kaybolur. Kiskançlik duygusu zayiflar. Ahlaki bozulmanin alani genisler. Allah Teâlâ söyle buyurur: (Erkekler kadinlar üzerine yöneticidirler (ailenin reisidirler). Bu, Allah'in bazilarini bazilarina üstün kilmis olmasindandir.) Bu çagda erkeklikten sözetmek size "taslarin çocuklari"ni hatirlatmalidir. Onlar bünye olarak çocukturlar. Yaptiklarina göre ise kahramandirlar. Konumlarina göre erkektirler. Onlar, gerçekten kendilerine erkeklik vasfi uyanlardir. Kur'an sofrasinda terbiye edilmislerdir. Onlar Allah yolunda cihad ederlerken baskalari uyusturucu sözlerle ve pariltili konferanslarla mücadele ederler. Onlardan çogu bu erkek çocuklarin, "taslarin çocuklari"nin seviyesine ulasamamistir. Zulmü ve isgalcilere teslimiyeti reddeden bir erkeklik... Bombardimandan korkmazlar. Bilakis, Serefli Kudüs'ü kurtarmak için kalpleriyle ve gögüsleriyle karsi koyarlar. Bu ancak, alçalmayi reddeden erkeklerin emelidir. Bu çocuklarin babalari gözleri önünde tutuklandi. Gözleri önünde evleri yikildi... Bu çocuklar tastan baska bir seye sahip degiller. Fakat onlar kendilerini isgal tanklarina hiçbir korku ve ürkme hissetmeden meydan okuyacak kadar büyük görmektedirler. Anneler, canlarinin-cigerlerinin ölüme ve sehadete dogru yürüyüsünü tebrik etmektedir. Bu halk uzun süre sabretti. Canlar kurban verdi. Hâlâ kani Filistin topraklarina akmakta... Ve onlar taslariyla ve sopalariyla; mallarini zorla alan, suçsuz insanlari öldüren, anlasmalari ve verdigi sözleri çigneyen isgalcilerin saldirisina karsi durmaktalar. Bu topraklarin çocuklari, insanligin tanik oldugu en çirkin vahseti gerçeklestiren ve hâlâ gerçeklestirmekte olan kendini begenmis yahudi karsisinda bitmek bilmeyen kurbanlar vermis ve nice kahramanliklar göstermistir. Medeni oldugunu öne süren dünya, saldirgana karsi durmaktan ve onu engellemekten niçin çekiniyor?.. Barisi güvence altina alan; suçlarin azaltilmasini, saldirgana karsi durmayi ve zulme ugrayana yardim etmeyi içeren anlasmalar ve ittifaklar nerede??. Baris davetçileri ve barisa çagiranlar, baris kültürünü tartisanlar nerede!?. Bu katliamlar; kursunlar ve füzeler sehirleri yok etmekte, kalpleri ve bedenleri; beli bükük yaslilarin ve kundakdaki çocuklarin bedenlerini yakmakta... Süphesiz bu kanlar, adil olmayan barisi hâlâ soluk süslerle süslemeye çalisan kalemlerin kirilmasi ve asilsiz iddialarin bosa çikmasi için Allah'in izniyle dininde asagiligi reddeden gururlu kisilikler doguracaktir! Islam ümmeti; Kudüs'ün, akidesinin özü olarak kalacagi üzerine Rabbine söz vermistir. Kudüs; kalplerimizde, akillarimizda ve duygularimizdadir.. Bilakis o, bütün anlik yaklasimlarin ve dünyevi çikarlarin üzerindedir... Bir zerre topragindan bile vazgeçmeyecegiz!. Kudüs olmadan ne baris olur ne de istikrar... Yahudilestirme ve Filistin topraklarini yahudilerin oturumuna açma gibi düsmanin denedigi bütün yollar, isgalin bizzat kendisini reddettigi gibi ümmetin asla kabul etmedigi mesru olmayan islerdir. Süphesiz Filistin topragi Islamîdir. Terslikler ne kadar üzerine hücum etse de böyle kalacaktir. (Kafirler toplulugundan baskasi Allah'in rahmetinden ümit kesmez.) Topraklar mesru sahiplerine ve ehline dönünceye kadar direnis sürecek ve kurban verilmeye devam edilecektir. Müslümanlarin Kudüs'e karsi görevleri Kur'an'dan ve Sünnet'ten kaynaklanmaktadir. Isrâ ve miraç yolculugu, müslümanlarin kalplerini bu mübarek topraklara baglamistir. Kudüs davasi toprakla baglantili bir dava degildir. Bilakis ümmeti, bütün ümmeti ilgilendiren islamî bir dava olarak kalmalidir. Isrâ ve miraç yolculuguyla sereflenen sehri temizlemek ve müslümanlarin yönetimine döndürmek için çalismadan müslümanlarin vicdanlari asla rahatlamayacaktir... Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayicidir alıntı |