Halk İnanışları

ÖLÜMLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI

Ölüm, insan hayatının son safhasını teşkil etmektedir. Ölümle birlikte insan dünyevi hayattan sıyrılıp, uhrevi hayata doğru yolculuğa başlamıştır. Halk inançtan itibariyle de ölüm önemli bir yer teşkil etmektedir. Özellikle de bizim gibi milletine önem veren bir toplumda, yaşantısında olduğu gibi ölüm esnasında da ölen kişi en iyi şekilde yolcu edilir.
Bu durum ayrıca bize atalarımızdan uygulana gelen bir gelenektir. Bu yüzden toplumumuzda bazısı örf, bazısı İslam'la birlikte ve bazısı da İslam öncesinden gelmiş ve ölümle ilgili yapılan halk inançları bulunmaktadır.

  1. Ölüm Öncesindeki  Halk İnançları:

Köpekler bir evin önünde devamlı ulursa, o evin sahibinin öleceğine veya başına bir felaketin geleceğine inanılır.
Bir evde üç cuma birbiri üzerine çamaşır yıkanırsa o evden birisinin öleceğine inanılır.
Bir kimsenin köpeği kıbleye karşı büyük ve küçük abdestini (tuvalet ihtiyacını)  yaparsa o aileden birisinin öleceğine inanılır.
Bir kimsenin evinin üzerinde baykuş öterse o evden cenaze çıkacağına inanılır.
At, öküz, inek, dana gibi evcil hayvanlar eğer gece ahırda açıktan ses çıkarırsa o haneden cenaze çıkacağına inanılır.
Cenaze yıkandıktan sonra cenaze için kullanılan kazan ters çevrilmezse o aileden bir başkasının da öleceğine inanılır.
Bir evden cenaze çıkarsa cenazenin çıktığı bölgedeki bütün aileler su kaplarını boşaltırlar, eğer boşaltmazlarsa, o ailenin evinden de cenaze çıkacağına inanılır.
Bir kişi ceviz fidanı dikse ve bu fidan da kısa zamanda büyüse, o kişinin tez zamanda öleceğine inanılır.
Horoz vakitsiz, tavuk gece yarısı öterse; kapı ya da tahta kendiliğinden ses çıkarırsa; geceleyin evden soğan sarımsak verilirse; beklenmedik bir anda kapı çalınırsa; gece vakti bir evden kara kazan çıkarsa ve buna benzer durumlar da ölüme işarettir.

DİĞER HALK İNANÇLARI
1-Yağmur Duası:
Yağmur Duası, Peygamber Efendimizin fiili sünnetleri arasında yer alan, bugüne kadar en geniş uygulama sahası bulunan sünnetlerden biridir. Eskilerin rahmet dedikleri yağmur koruyan ve esirgeyen Allah’ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden birisidir. Yağmursuz hiçbir canlı düşünülemez. Yağmur canlıların büyümesinde, gelişmesinde en iyi bir etkendir. Yağmurun bu özellikleri yanında mübarek bir tarafı da vardır ki insanlar yağmurdan bereket ve şifa beklerler.
Bozkır ve çevresinde bazı yıllar mevsimlerin kurak geçmesi sonucu çaresiz kalan Bozkır halkı da her yerde olduğu gibi Allah’tan dualarla, niyazlarla yağmur bekler.
Yağmur duasına çıkmadan bir hafta önce Bozkır'ın bütün camilerinde hatipler cuma hutbesinde yağmur duasına çıkılacağını duyururlar. Halktan duaya çıkmadan önce üç gün oruç tutulmasını, günahlarından dolayı tövbe etmelerini, birbirleriyle helalleşmelerini, kul haklarını ödemelerini, dargınların barışmalarını ve kimseye zulmetmemelerini isterler. Yağmur duasının ilçe merkezinde Camız Harmanı veya Değirmen Çayırı denilen sahralara, bağlı kasaba ve köylerde açık alanlara çıkılarak yapılacağı duyurulur. Yağmur duasına katılacakların çocuklarını ve varsa hayvanlarını da alıp birlikte gelmeleri istenir.
Yağmur duası günü halk bu sahrada toplanınca imamlar ve yörenin ileri gelen eski hocaları tarafından Kur’ân-ı Kerim okunarak, arkasından yağmur duası yapılır. Duadan sonra duaya katılanlara yemek verilerek dua sona erer.
Bazı yörelerde yağmur duasına çıkılacağını duyan çocuklar sokaklarda kalabalık bir grup halinde şu sözleri bağırarak koro halinde söyler;

Yağmur yağmur yağ ister.
Kaşık kaşık bal ister.
Gök kuzulu kurban ister.
Yağ yağ yağmur.

Bozkır İlçe Merkezinde Yapılan Yağmur Duasına Çıkmış Vatandaşlarımız.

Bozkır İlçe Merkezinde Yapılan Yağmur Duasına Çıkmış Vatandaşlarımız.

Bazı köyler, yağmur duasına çıkmak için diğer köyleri de davet ederek, o bölgelerdeki türbe ve yatırlarda toplanıp dua ederler. Buna örnek olarak, Dereiçi (Gederet) kasabasındaki Erenler Türbesi verilebilir.

 

Yağmur Dualarında Halkımıza Sunulan Bozkır Etli Bulgur Pilavı.

Yağmur Dualarında Halkımıza Sunulan Bozkır Etli Bulgur Pilavı.

Bozkır yağmurlarının en makbulü nisan yağmurlarıdır. Bozkır halkı bu yağmura çok önem verir. Yağmur yağmaya başladığı zaman evden herhangi bir kap alarak olukların altına koyarlar ve yağmurun bu kaplarda toplanmasını beklerler. Toplanan bu Nisan Yağmuruna ait sular şifa niyetine içilir. Kadınların özellikle ruhsal rahatsızlıkları durumunda, bu rahatsızlıklarından kurtulmak için nisan yağmurlarının suyundan bol bol içtikleri bilinmektedir.
Yağmur yağması için uygulana gelen diğer bazı inanışlar da bulunmaktadır. Bunlar da şöyledir:
Yağmur yağması için çok yağmur yağan bölgeden toprak getirilerek yağmayan bölgeye serpilir. Kırk boğum çubuk üzerine yağmur duası yazılarak akarsuyun ağzına konur, at kafasına yağmur duası yazılarak susuz kuyuya atılır, çakıl taşlan okunur, okunan çakıl taşlan akarsuyun ağzına dökülür, bir çatıdan yağmur oluğu sökülerek yakılırsa gibi durumların hepsi yağmur yağması için yapılır.

2-Ocaklar:
Halkımızın inanışları gereği;  ocaklar adı verilen çeşitli  yerler ortaya çıkmıştır. Bunlar Bu ocaklar şöyle sayılabilir;
1-Temreği  Ocağı  (Bozkır’ da çeşitli temreği ocakları bulunmakla birlikte, en iyi temreği ocağının Rahmetli Ümmü  CAN olduğu bilinmektedir.)
2-Aydaş Ocakları. (ilçe merkezinde muhtelif yerlerinde bulunmaktadır)
3-Yılancık Ocakları. (Romatizma hastalığı bulunan hastalar tedavi amacıyla bu ocaklar
itibar etmektedirler. Bu ocaklardan en iyi bilineni Bozkır İlçesine bağlı  Elmaağaç Köyü’nde bulunmaktadır.)

 3-Halk İnançları İle İlgili Değişik Unsurların Guruplandırılmış Şekli:
1-Gonculuz: İnsanın üzerine uyurken çöken manevi bir ağırlıktır. Bir peri veya bir Cin’ in olduğu da söylenir. Halkımız arasında bu peri veya cin’ in tasını alanın zengin olacağı söylenir.
2-Boş beşiğin sallanması iyiye gelmez.
3-Görülen güzel bir rüya başkasına anlatıldığı zaman gerçekleşmeyeceği söylenir.
4-Sol gözün seğrimesi hayra yorulmaz. Sağ gözün seğrimesi ile misafir geleceğine inanılır.
5-Kapı eşiğine oturulması hoş karşılanmayıp, şeytan çarpacağı düşüncesiyle iyiye yorulmaz.
6-Evde, evin bölümlerinde ıslık çalınmamalı, tuvalette konuşulup türkü veya şarkı söylenmemelidir.
7-Kulakların çınlamasında “biri beni andı” denir. Bazen de kulak çınlaması olduğunda Hz. Peygambere salavat getirilir.
8-Gece sakız çiğnemek ölülerin etini çiğnemek olarak bilinir ve çiğnenmemeye çalışılır.
9-Geceleri tırnak kesmek günah olarak bilinir.
10-Kahkaha ile gülmek iyi olmayıp  acı ve üzücü bir haberle karşılaşılacağına inanılır.
11-Hıdırellez gününde tarlaya, bağa, bahçeye ve çalışmaya gidilmez.
12-Gözü gök renginde olan insanlara güzel ve besili ahır hayvanları pek gösterilmez. Nazarının değeceğine inanılır.
13-Evinde sağılacak hayvanı bulunanların nazar olabileceği inancı ile geceleri evinden süt çıkışına pek müsaade edilmez.
14-Sağ avucun kaşınması ile para geleceği, sol avucun kaşınması ile para çıkacağına inanılır.

Yukarıdaki bilgiler; Araştırmacı Yazar Ali Ulvi ÜLKER'in "KÜLTÜR DİLİYLE BOZKIR" adlı kitabından alınmış olup, bozkir.net için güncelleştirilmiştir.

Yayınlanma: Çarşamba, 02. Ağustos 2006 (8696 okunma)
Her hakkı saklıdır © Bozkır - bozkir.net

Yazdırılabilir Sayfa  Makaleyi bir Arkadaşına öner

[ Geri ]